Çağdaş Olmak...

Çağdaş olmanın ilk şartı saygılı olmaktır.

Hoşgörüdür, ön yargısız karar vermektir. Ülkemizde yaşayan insanlar içinde her çeşit yaşam tarzını benimsemiş, çeşitli inanç ve fikir gruplarına ilgi duymuş vatandaşlarımız bulunmakta. İşte tam bu noktada çağdaş insanlar gibi hareket edersek bu farklılıkları kendi dünyamızda yaşarsak; toplum huzuru, vatandaşlık bağları ve vatanın selameti için hizmet etmiş oluruz.

Ayrıca gelecek nesiller modern ve çağdaş bir ülke devretmiş oluruz. Çağdaşlığı, moda takibinde, saç sakal modeli uygulamak, Batının yaşam tarzını uygulamak olarak görenlere sözüm olmaz. Hangi dinden olduğu, Ateist mi veya Deist mi olduğu kişinin kendi tercidir. Çağdaş bir kişinin bu konularda bir diğerini eleştirmeye hakkı yoktur. Her fikir sahibi özgürce değer yargılarının güzelliğini ve doğruluğunu sair insanlara anlatması doğal hakkıdır. Ancak çağdaş bir fert olduğuna inanan kişi sairleri karalayıcı, hakaret edici söylemlerde bulunmaması gerekir. Çağdaş insan münasip lisan ile ancak tezini ortaya koyar.

Çağdaş olmak görecelidir. Bir inançsıza göre, içki içmek, değişik kadınlar ile flört etmek, din iman tanımamak, dekolte gezmek çağdaş olmaktır mantığını öne sürerken; bu tarzı benimsemeyenlere gerici, yobaz diye hakaret etmeleri çağdaşlık değildir. İnançlı bir kişi de diğer inanç sahiplerini tahkir edici, aşağlayıcı tabirler kullanamaz.

Baaşkalarının önderlerine hakaret edenler: kendilerinin önderlerine hakaret edileceğini bilmeli. Muhataba kötü duygu besleyip onu yok sayma düşüncesi, tefrika üretir, ötekileştirir ve sosyal dokuyu bozar.

İslamda tartışma adabı:

1. Münâzara adabı ve kurallarını bilmeyen kimselerle tartışılmamalıdır.

2. Her iki taraf da kendi fikirlerinin üstün gelmesini değil, hakikatin ortaya çıkmasını gâye edinmelidirler.

3. Muhâtaba karşı nâzik ve saygılı bir tavır takınılmalıdır. Çünkü kaba bir hareket muhâtabında kabalaşmasına ve münâzaranın cedele dönüşmesine sebep olur.

4. Muhâtabın fikrini ortaya koyabilmesi için fırsat tanınmalı, sözü kesilmemeli, muhâtabın gerçeği ortaya çıkarmasına engel olunmamalıdır.

5. Muhâtabın sözü anlaşılmadan müdâhale edilmemelidir. Atatürk çağdaşlaşmanın "kültür"le eşdeğer olduğunu, ondan ayrılamayacağını söylüyordu. "Millî kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız." sözünde millî kültür geniş anlamda kullanılıyor, Türk milletinin devlet yaşamında, fikir yaşamında ve ekonomik yaşamda gösterdiği düzey, yani Türk milletinin uygarlığı amaçlanıyordu.

Atatürk’e göre, "Dünya’da her milletin varlığı, değeri, özgürlük ve bağımsızlık hakkı, ancak gösterdiği ve göstereceği uygar eserlerle orantılıdır. Uygar eser meydana getirmek yeteneğinden mahrum milletler, özgürlük ve bağımsızlıklarından soyunmaya mahkûmdur." O halde "Uygarlık yolunda ilerlemek ve başarı kazanmak, yaşamın şartıdır."

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın