Bu Asılsız İhbar Cezasız Kalırsa...

Biz basın mensupları her zaman her şeye hazırız. 

Alınırız...

Tutuklanırız...

Yargılanırız...

Ceza Evlerinde kalırız...

Denetimli Serbestlikte imza atarız...

Ama kutlama yapılan bir toplumun ortasından alınmak zorumuza gider...

Şerefimizi, kariyerimizi, haysiyetimizi incittirmeyiz...

19 Eylül Gaziler Günüde çekim yaptım...

İlçe Kaymakamımıza vekalet eden Menderes Kaymakamımız, Başsavcımız, Belediye Başkanımız, Garnizon Komutanımız, STK ve Parti Temsilcilerimiz bir aradaydık.

Bir ara komiserimle bile sohbet ettik ve sitemize ulaşabilmesi için kart bile verdim...

19 Eylülde her şey günlük güneşlikken, ben şerefli bir basın mensubuyken bir gün sonra ne oldu ki ben sanki aranan bir PKK piçi gibi tören alanının ortasından alındım. Kimliğim alındı, GBT'em sorgulandı?

Sonrada bana bir sigara ikram edilerek olay "Sigara İçtik" seviyesine indirgendi.

Yoookkkkk....

Kazın ayağı öyle değil...

Vatandaş Rıza yazmış, isim vermiş...

Ben isim vermiyorum, "falanca yaptı" da demiyorum.

Ancak komiser kardeşimizin beni durup dururken bu duruma düşürmesinin bir ihbar sonucu olduğundan adım gibi eminim.

Kaldı ki aldığımız duyumlar da zaten bu yönde...

Bir ihbar yapılmıştır, polis gereğini yapmıştır.

Ancak ihbar asılsız çıkmıştır...

5237 Sayılı Kanun diyor ki;

"(1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir."

Ne diyor yasa"İhbar asılsız ise ihbarcı yargılanır ve 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

İhbarcıyı polis savcılığa bildirmekle yükümlüdür.

Hürriyet Gazetesi Haberinde bakın ne diyor;

"İzmir'de yılın ilk 6 ayında "155 Polis İmdat" hattına 602 bin 531 çağrı bırakırken, bunun 288 bin 177'sinin asılsız ihbarlar oluşturdu. Tespiti yapılan bu kişilerin adreslerine "Kabahatler Kanunu" uyarınca ceza kesilecek."

Yani asılsız ihbar suçu cezasız kalmayacak diyor.

Şimdi benim olayımda polis asılsız ihbar yaparak hem Devlet Kademesini gereksiz yere meşgul eden, hem de psikolojimin bozulmasına neden olan ihbarcı hakkında işlem yapmalıdır.

Polis ısrarla "İhbarcı yok" diyorsa 24 saat içerisinde hakkımda ne değiştiğini veya benden neden şüphelenildiğini bana açıklamak zorundadır.

Şeref,haysiyet, gurur, kariyer o kadar kolay üzeri çizilecek terimler değildir.

Aklıma türlü sorular geliyor;

*Eğer ihbarcı yoksa polis beni neden şüpheli gördü?"

* 5 Yıldır Seferihisar'da yaşamaktayım. 1 Yıldırda fiilen gazetecilik yapmaktayım. Evim, yerim yurdum, hatta oturduğum kafeye kadar beni her kes bilir. 

Olay o kadar vahimmiydi ki  polis iki yüze yakın kişinin ortasında bana kimlik kontrolü yaptı?

Dedim ya aklıma deli sorular geliyor...

Mesela;

"............................................."

Ben adım gibi biliyorum ki olay bir ihbar sonucu meydana gelmiştir.

Komiser arkadaşın kastı yoktur.

İhbar asılsız çıkmıştır...

Gereken yapılmalıdır...

Peki yapılmazsa ne olur?

Bu ve buna benzer olaylar duyulur...

Vatandaş 155'i sahte ihbarlarla meşgul eder...

Hatta kahvede arkadaşına şaka yapmak isteyen biri bile arar 155'i  arkadaşını ihbar eder, polis gelir ihbar edilen kişinin GBT'sine bakar, temiz çıkıncada işlem yapmadan gider... İhbar edende arkadaşına kahkahalarla güler.

Bir şey demiyorum...

Bu memleketin polisi var, savcısı var...

Sanırım gerekeni yapar...

 

 

 

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın