Bayrak FM Yayında.

Yıllar sonra asıl mesleğim olan gazeteciliğe yeniden dönme kararı aldım. İyi de ettim. Gazetecilik kanser mikrobu gibidir. Bir kere bulaştı mı bir daha iflah olmazsın. Gazeteciliğe 1974 yılında Yeni Erzurum Gazetesi Matbaasında 11 boy entarine 10 punto hurufat dizerek başladım. Kısa sürede patronum rahmetli Mithat Turgutcan bendeki cevheri keşfetmiş olacak ki beni önce muhabirliğe, sonrada gazetenin yazı işleri müdürlüğüne terfi ettirdi. Kısa bir süre sonra Türk Haberler Ajansı Erzurum Muhabiri oldum.

Ailemin Samsun'a göç etmesi nedeniyle bende Samsun'a gittim ve Milliyet Gazetesi Büro Şefliği yaptım. Rahmetli Turgut Özal'ın özel radyo ve televizyonlara yayın izni vermesinden sonra Samsun'un ilk yerel radyosunu açtım. Radyoların mantar gibi çoğalmasını protesto etmek amacıyla Türkiye'nin ilk ve tek mobil radyosu olan Allah Biliyor FM'yi 1974 model bir arabanın içinde yayına soktum. Noter huzurunda hiç susmadan canlı yayında 126 saat konuşarak rekor kırdım.

Tansu Çiller'in başbakan, Yaşar Topçu'nun Ulaştırma Bakanı olduğu dönemde radyolarımız "Yayınların Uçak Telsiz Frekansına sarkması" sebep gösterilerek kapatılması üzerine bir balıkçı motoruyla Karadeniz tarafsız sularından yayın yaptım. Türkiye'de ki tüm radyocular toplanıp Tansu Çiller ile görüşmek için Ankara'da toplanınca bende mobil radyo yayını yaptığım arabamla Ankara'ya gittim. Önceden hazırladığım ve radyoların kapatılmasını protesto eden kasetler hazırladım.

Arabamı Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dikmem Kapısından Meclis Park yerine çekerek korsan yayına başladım. Yayın cihazına harmoni yaptırdığım için 88.0 dan 108.0 a kadar tüm kanallarda benim radyomun yayını vardı. Mecliste korsan radyo alarmı verildi, otoparklardaki arabalar tek tek kontrol edildi ama benim arabam çok dökük olduğundan dikkat çekmedi.( saat yayının sonda Tansu Çiller'in "Radyolarınızı açın" talimatından sonra yayını kestim. Sülo'nun Sesi Tansu Abla FM olarak 8 saat Meclis Otoparkında yayın yapan radyocu olarak radyoculuk tarihine bir kez daha adımı yazdırdım. 1979 yılında Dumanlı Yaylasına düşen Türk Kuşu uçağının enkazını diz boyu karın içinde yürüyerek Jandarma ve Arama Kurtarma Ekibinden önce buldum.

Donarak yaşamını yitiren pilotun cesedini ve uçağın kara kutusunu alarak geri döndüğüm için olay yerinde delilleri yok etmek suçundan yargılandım. Saltanatları yıkılmaz denilen Samsun Belediye Başkanı Kemal Vehbi Gül ve Abana Belediye Başkanı Şevket Yazgan'ı yazdığım haber ve yazılarla koltuklarından ettim. Tuncay Mataraca'nın Bakanlığı döneminde Samsun'un en büyük demir kaçakçısını Selahattin Himmetoğlu adlı demircinin gemiyle getirdiği kaçak demirleri yakalatarak ödül aldım. Bunlar basın yaşantımın özetinin özeti. En kısa zamanda anlattıklarımın belgelerinden oluşan bir videoyu sizlere sunacağım...

Şimdi mi? Önce Bayrak Medyayı peşinden de Bayrak FM'yi tekrar yayına soktum. Kısmet olursa Bayrak TV'de yakında sizlerle birlikte olacak. Daha ne yapayım?.. Yetmez mi?

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın