Atatürk'ü Anlamak...

ATATÜRK Yurt gezileri sırasın'da plan dışı bir şekilde Konya civarında treni durdurur. Yaverleri ve diplomat çevresine rayların karşısında duran küçük bir köyü gösterip : Siz beni burada bekleyiniz ve sakın peşimden gelmeyiniz, yanımda Yunus Bey olduğu halde gidip geleceğim köyü görmem'lazım der !. TÜM" itirazlara, ramen yanında, Yunus Nadi bey ile köye doğru giderler.

Köy yedi hanelik'dir. Bir Camisi olan, oldukça fakir bir köydür. Atatürk ve Yunus bey sağa sola bakarlar. Köy'de kimse yoktur. Sadece genç bir kızın sırtına alıp taşıya taşıya getirdiği, zayıf ,cılız yaşlı bir adam onları karşılar.

Yaşlı köylüye selam veren Atatürk : "Biz uzun yoldan gelen Tanrı Misafirleriyiz efendim" dediğinde, Yaşlı Köylü "Hoş gelmişsiniz ağalar başımın üstünde yeriniz var. Açsanız sofra kurayım, değilseniz bir ayranımızı ikram edelim" der. 

 

ATATÜRK, YUNUS NADİ bey'le teşekür ederek aç olmadıklarını ama ayran içebileceklerini iletir. Yaşlı köy'lü genç kıza işaret ederek ayran ikram eder. ATATÜRK''ayranını içtikten hemen sonra neden KÖY'ÜN boş olduğunu sorar ; Yaşlı köy'lü kaşlarını çatarak : Bilmez misiniz AĞALAR GAZİ PAŞA'' geliyor ,Kasaba'ya ahali onu karşılamaya gitti der.

ATATÜRK'' gayet ciddi şekilde : "Peki sen niye gitmedin ,Bu kızcağızı alıp bak PAŞA'' geliyormuş diye. Yaşlı köy'lü : Beni götürmediler, çok görmek istedim onu, yalvardım, yakardım onca yolu çekemezsin dediler. Bir ayağımı BALKAN HARBIN'de, BİR ayağıma'da ÇANAKKALE'de kaybettim der. Bu Kızcağız torunumdur, Annesi babası hastalıktan ölmüştür. Bana bakar benim elim kolum ayaklarım'dır der.

ATATÜRK'ÜN gözlerine hüzün çöker sorar: Peki ola'ki GAZİ PAŞA'yı görseydin ona ne derdin ?

Yaşlı köy'lü genç kızın elinden tutarak : Ne derdim biliyon'mu ağa, hiç bir şey'' demezdim, O bize şu torunum gibilere, İNGİLİZİN FRANSIZIN YUNANIN belasından kurtarıp aç'da olsa namusuyla yaşayacağı bir '' VATAN'' vermiş. Biz gavurun zulmünden kurtarmış, Bak ağa şu CAMİ'den gönül rahatlığı içinde EZAN dinlememize sebep olmuş" der.. Ben gazi paşa'ya Ne derim... Ha! Ayaklarım tutmaz amma yine çağırsın aha bu torunumu alır onun emrinde savaşa koşa koşa gelirim..

Bunu dinleyen ATATÜRK'' hüzünlü gözleri ile elini yaşlı köylünün omuzuna koyup : Benim MİLLETİM'' Başkadır.Benim MİLLETİM''Bambaşkadır, Bu MİLLETİN'' Bir Ferdi olmak bambaşkadır.. der.

O sırada YUNUS NADİ bey gözyaşlarını mendili ile silmektedir ....Bu hikâye'den ders almamız gerekir. Işte biz bu NESİLLERİN çocuklarıyız.Kolay kolay kazanılmadı bu topraklar. Benim dedem kardeşiyle ''ÇANAKKALE'de sırt sırta savaştı,kabir taşında BEKIR KARATAŞ...MEHMET KARATAŞ destanı yazar .

Üç, beş çapulçu'ya babuç bırakmayız. GAZİLERİMİZ'le bire bir görüşüp ŞEHİT'' Annelerinin bayram'da gönlünü ve helaliğini almak istiyoruz. VATAN ,BAYRAK" TÜRK" MİLLETİ bizdir....

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın