Artin Agopyan...

Önce soyadı üzerinde duralım. Kimlerden ve ne için öc alıyordu?

Geçmişten günümüze kadar ABD ve Rusya Ermenileri üzerimize kışkırtış, bu arada İngiltere de Kürt politikasına eğilmiş onları ilerde kullanabileceği bir güç olarak görüyordu. İngilizler bu konuda tedbirli hareket ederken; Ermeniler Rusya'nın kozu haline geldiler.

Ruslar 1917 de savaştan çekilince Amerikalılar Wilson kararları ile Doğuda bir Ermeni Devleti, Güney doğu da ise bir Kürt devleti oluşturup kontrolları altına almaya çalışırken, Fransızlar da Güney Anadolu'ya Fransız üniforması giydirdikleri Ermeniler ile girdiler.

Mütarekeden sonra Batılı ülkelerin orduları ilke birlikte dönen Ermeniler kendilerinin elinden alındığını iddia ederek hem yerli halkın malına mülküne el koymuş ve fırsat bu fırsattır diyerek öç almak adına Türklere ve Kürtlere acımasızca katliamlar ve işkencelerde bulunmuşlardır.

Bu katliamlardan tatmin olmayan Artin Agopyan'ın ailesi bu sebeple katliama devam edip öc almak için ÖC-ALAN adını almışlardır.

Neticede Öcalan'ı gizli bazı ellerin çalışması sonucu ve bazı idarecilerimizin basiretsizliği yüzünden Asala ile takviye edilen Öcalan PKK ismi ile Güneydoğu halkının lideri haline getirildi. Bu arada yandaş medyanın katkılarını da unutmamak lazım.

İsmi Abdcullah Öcalan olarak ortaya çıktıktan sonra adım adım derin devlet destekli örgütlü çalışmaya;

Uğur Mumcu’nun ifade ettiği, “MİT Apo’yu besledi” söylemindeki beslenme hikayesi böyledir:

“ Bizi dış görünüşle ele alıp değerlendirdiler. Bizi kesin bu taktikle, daha 1980’e hatta 1978’e ulaşmadan dağıtacaklarını umuyorlardı. TC’nin (ki bu ilerde daha iyi anlaşılacak) MİT’in sanırım o zamanki temel yönelimi buydu. 1977 Ocak toplantısını evinde yapmıştık ki, bizim en büyük toplantımızdı. İşin ilginç yanı, Pilot her şeyi hazırladı ve biz de gittik ve yaptık. Tabii belgesi yok, hiçbir şeyi yok, adı yok. Soba kapısı açık, yazdığımız notları eğer polis basarsa sobanın içine atacağız. Bayan da var. Polis gelirse yılbaşı töreni var diyeceğiz. Çok ilginç, devletin iki yanını nasıl kullanıyoruz. Sanırım MİT bunları duyduğunda hem kahkahadan patlıyor, hem de öfkesinden boğuluyordur. Doğan arkadaş vardı, 1979’daydı galiba, beni yakaladı. Anlattıklarına göre MİT başını dövüyor, ‘bu yüzde yüz kucağımızdaydı, biz bunu nasıl kaçırdık’ diyormuş.” (Mehmet Ali Birand, APO ve PKK, sayfa 88)

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın