Adalet Mülkün Temelidir...

Adil olmanın iki yönü vardır. Birincisi ferdin. Diğeri devletin adil olmasıdır. Ferdin adil olabilmesi için ahlaklı olması şarttır.

İnsanlığın mutluluğu için Ahlak ile adil olmak birbirinden ayrılmaz iki etkendir.

Diğer insanlara kanunen verilmiş olan haklara riayet etmeyen, haksız yere bu nimetleri kendine alan veya yakınlarına veren kişi, adalete uymayan bir kişidir. Böyle bir kişi adil olmadığı gibi, ahlak kurallarına da uymadığı için ahlaklı da değildir.

Bir insan tutum ve davranışlarında adaletli değilse, onun dindarlığından ve .ahlaklığından söz etmek mümkün değildir. Yine böyle bir kişi medeni bir kişi de değildir. Zira medeni kişi ahlak kurallarına ve başkalarının haklarına saygı gösteren bir kişidir. Toplumun düzenin sağlanması; huzur ve güven içinde tüm sosyal ihtiyaçlarını karşılama özgürlüğüne ancak devletin adil olmasına bağlıdır. “Adalet mülk'ün temelidir” ifadesinde ‘mülk’ devlet anlamında kullanılmıştır. .

Adaletin olmadığı yönetimlerde zulüm hâkimdir. Adil bir hükümdarın koyduğu bütün hükümler zulmün her çeşidinden uzaktır. Adil bir devlet reisinin emirlerinin uygulandığı bir ortamda hiçbir kimseye zerre kadar zulüm yapılmaz,

Adil hükümdarın,, hukuk önünde herkese eşit davranmak, kültür, bilgi ve mevkî farklılıklarından dolayı insanlara başka başka davranmaması demektir. Devlet bu anlamda her ferdin ve her toplumun karşılıklı olarak işlerinde değişmez bir ölçü şeklinde yerini almış, istek ve heveslere yer vermemiş, sevgi ve nefretlere uymamış, akrabalık ve yakınlık bağlarına göre ayarlanmamış, zengin-fakir ayırımı gözetmemiş, kuvvetli ve zayıf farkını göz önüne almış bir adalet anlayışı sergilemiştir. Adalet ile hükmetmeyenlerin ülkesinde; toplum huzuru, barışı, ifade ve düşünce özgürlüğü ve insanca yaşam koşulları sağlanamaz

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın