12 Eylülü Yaşamak ve Anlatmak...

Günlerdir pür dikkat izliyorum...

12 Eylül yaklaştıkça, 12 Eylül 1980'de aramaylabulamadıklarımız TV ekranlarına çıkıp ballandıra ballandıra 12 Eylül 1980'i anlatıyor.

Yok 12 Eylülde 5 sene yatmışmış da...

Yok 12 Eylülde en önemliceza evi Metrismiş de.

Yok Metris için türküler yazılmışmış da...

Yani "Mışta mışşş", "Mişte miş"...

12 Eylülü anlattıracaksanız "Doğunun Başbuğu" Lakabını halen koruyan Ülkücü Harekatın unutulmaz Lideri Yılma Durak'a anlattıracaksınız.

82 kilo girdiği Mamak Ceza Evinde gördüğü işkenceleri anlattıracaksınız.

82 kilodan 48 kiloya nasıl düştüğünü anlattıracaksınız.

Mamak Ceza Evindeki banyolara yapılmış olan 50 santim yüksekliğinde ki elektrik havuzlarında yapılan işkenceleri anlattıracaksınız.

Bir çoğunuzun "ANTİKA" diye sakladığı "Manyotölü Telefonların" ne için kullanıldığını,kolu çevirinve 64 volt elektrikle sinyal gönderen bu telefonların nasıl ve ne için kullanıldığını anlattıracaksınız.

Ucu köreltilmiş tornavidalarla kırılan burunları anlattıracaksınız...

Yada o zamanlar da gencecik bir avukat olan Abdulkadir Erdil'i namı diğer Kadir Hoca'yı, ya da çok bilinen diğer lakabı "Deli Kadir"i çıkartacaksın ekranlara. 

Cebinde parası olmadığı için otostopla gittiği illerde bir kuruş almadan, noter vekalet ücretini dahi cebinden ödeyerek vekalet alıp yüzlerce genci idamdan nasıl kurtardığını anlattırcaksınız.

Sinop Ceza Evinde idamını bekleyen 17 yaşında ki gencin hileli kemik tahliliile yaşının 19 olarak gösterilmesini nasıl önlediğini anlattıracaksınız...

Onbaşı Kenan Evren'e "Sen Atatürk olmaya çalışıyorsun ama Atatürk'ün tırnağı bile olamazsın" dediği için denizle birleşik hücreye atılan, bu hücrede yattığı 3 ay 17 gün içinde sol böbreği çürüyen, ABD Danky Hava Alanından ABD Ambulans Uçağı ile Ankara'ya götürülen "O" mahkumu hava alanından alıp 11 saat süren ameliyatla kurtaran Prof. Dr. Mehmet Haberal'a anlattıracaksınız.

Erzincan'da 2 metrekarelik saç hangarlarda mart ayını nasıl geçirdiklerini anlatacak gerçek dava çocuklarını bulacaksınız.o "Hangar" adı verilen saç ölüm hücrelerinde çektiklerini anlattıracaksınız.

Anlattıracaksınız ki 12 Eylül'ün neden yapıldığını, kimin projesi olduğunu ve gerek Ülkücü,,gerekse Devrimci gençlere yapılan işkencelri öğrenesiniz.

"Kitap Yazdım diye Metris'te 5 sene yattım" demekle 12 Eylül anlatılmıyor...

 

 

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

1 Yorum

  • bayrak-medya-yorumlar

    Metin Kocakurt , 12 Eylül 2019

    TSK de bazı paşalar İttihatçıların fitnesi ile Türkiye de 1960 dan bu yana bir bayrak yarışı halinde darbeler elden ele koşuldu. 4-5 kez aynı merkezin oyuncuları fakat farklı oyuncuların 28 Şubat'a kadar sahneye kondu. 1000 yıl devam edecek dedikleri 28 Şubat sonrası ve balyoz, sarıkız kalkışmalarının resmi kisve ile tam başarılı olamayacağına karar veren güç merkezi strateji değiştirerek kamuflajlı giysi ile yarı siyasi bir tarzda işe müdahale etti. 1980 darbesinde ülkemizde ne uygulamalar yapıldıysa son senelerde aynı uygulamalar yapılıyor. Örneğin hukuk aynı 1980 darbe hukuku.29 Şubatçılar yargılandılar ve müebbet hapse mahkum oldular. Şimdi neredeler?

Köşe Yazısına Yorum Yazın