10 Kasım 1938, Yaş 57...

Şayet ölümünde bir kasıt yoksa çok genç yaşta milletinden ayrılmış Atamız...

Keşke biraz daha yaşasaydı diyeceğim ama; geleceğin koşullarında yaşam sürdürmesinin kendisine getireceği huzur ve mutluluk olabilecek miydi diye düşünüyorum.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün çok sevdiği ülkesine ve hayata veda ettiği gündür 10 Kasım. 1938 yılı 10 Kasım günü saat 9'u 5 geçe aramızdan ayrılan ancak fikirleri ile milletin kalbinde taht kuran Komutanı romantik bağlamda anmak elbette güzel ama; millete ne tavsiyelerde bulunmuş öğrenmek lazım. Bilhassa gençliğe pompalanan kasıtlı; medeni ve çağdaş olmanın yolunun; Batı kültürünü kopya etmekten geçmediğini kendi kimliğimizin önemini anlatmalıyız.

Bakalım Atatürk ne tavsiyelerde bulunmuş:

“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.”

Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz.

"Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur."

"Giyim tarzımızı ifrata vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düsünmelidir ki, her milletin kendine mahsus ananesi, kendine mahsus adetleri, kendine göre millî hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin mükallidi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti dahilinde kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki hüsrandır."

"Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz. Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır."

"İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye’nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır." “Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır."

Atatürk "Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur. Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır. Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur." ATATÜRK.

Yazıyı Sosyal Medya'da Paylaş!

0 Yorum

Köşe Yazısına Yorum Yazın